Konuşuyorum
sesim suskunluğun üstündeki tozları alıyor
susuyorum
suskunluğunu alıyorum biraz
susuyorum
sesine bir olanak tanıyorum
ışığımı veriyorum sana
terazinin kefesine
bir salkım üzüm daha koyuyor manav
– bir kilo üzüm işte
o an
uzun uzun öpüşüyor terazinin iki kefesi
gagalarını değdirip birbirine
