Yitirdim bizonumu yitirdim seni
yoruldum aramaktan
tekin değildi yollar sürekli tetik durdum
savunmam istenirse savunurum kendimi
o uzun tedirginlik o yeşil endişeyle
gülmemi istemeyin
benzemez bir gülüşüm bir ötekine
gülünce beceriksiz
tehlikeli gülerim infilaklar halinde
yemyeşil suskunlar denk düşer artık bana
şarap mahzenlerinin o derin serinliği
acı gülümseyişler ve çok derin iççekişler
anlatır artık beni
kar altında bir dağ köyü gibi tüterim
bomboş iki meydan gibi kalır gözlerim
yitirdim bizonumu yitirdim seni
yoruldum aramaktan
kalbimin sesini duyuyorum çok uzaklardan
ne yazık geçiyorum
ondan da geçiyorum
