“Bir yudum su” diye kıvranan gariplere
pansuman yapıyor hemşireler habire
tentürdiyot kokan bir sahra çadırıdır bu uzun cümle
çadırın kapısında dertop uyuyan köpek
bu cümleyi noktalar
noktalar,
noktadan sonra bir ırmak başlar
söğütlerin kurduğu upuzun bir cümleden geçer
geçer, geçer ve
denizlere akardı
ırmaklar suları hiç heceler mi
yok çünkü imlası bu söğütlerin
ama köpek heceler cümlenin rüyasını
ve çadırı terkeder
köpeğin menziliyle cümle de uzar gider
kabusların tabiri doldurur boşlukları
