Kainata gönderilen bir sarhoş sinyal gibi…
Camları posta pulları gibi renkli, her vagon bir zarf sanki…
Bozkırda karanlığın içinden geçerken mavi tren, damgasız pulları damgalar gibi trenin camlarını taşlar bazı çoban çocuklar, bazı yaban adamlar…
Bazı meteorlar da böyle çarpar sanki bazı gezegenlere.
Gün doğunca bazı yolcular bazı trenlerin bazı pencerelerinden bazı gazeteler atar bazı köylerin bazı çocuklarına. Dünya böyle ışıldar. İşte böyle ışıldar. Evrene gazeteler atılan mavi boyalı bir penceredir dünya.
Dünya, bir virgüldür uzayda!
