bu gece öleceğim matmazel

yeraltı dar mı geliyordu size ki sen öyle komşu bahçeye taşmış bir meyve dalıydın
bir meyve dalıydın gelinliğini giyip çıkardın mahkemeye beyazlar içindeydin
beyazlar içindeydin reklamlara çıkan o kuğu var ya o kuğu gibiydin sen epeyce kirletilmiş

direnirdin
kendini bile özlerdin eskiden
kendi derinliklerine giderdin

bak
herkes için ölüyorum bir kere
ölür gibi çekilerek hayatınızdan
suç işliyor ve suçluyorum böylece
“çünkü aşk bir suçlamadır
sonuna kadar yaşanmamışsa”*
suçortağı olabilirdik oysa seviyordum çünkü sizi
“seviyordum sizi
fakat üzmesin sizi artık bu sevgi
bu öyle içten öyle candan bir sevgiydi ki
dilerim bir başkasınca da böyle sevilin”**
sizin için bu gece öleceğim matmazel

buz tutan abant gölü’nün üstünde fotoğraf çektirmek isteyen on çocuktan ikisi buzlar kırıldı öldü
sarhoş bir yunus gibi kıyıköy’de ahmet salman o sevgili fırlama
ısrardı esrardı ıslandı esrar oldu
ıssızlıkta bir ıslık o sevgili fırlama
çizdiği her şey ve hayatımızın kenarındaki boşluklar
her şey ıslandı birden
bir mürekkep gibi yayıldı hayatımıza ahmet
ıslanan kağıtlarda mürekkebin yayılmasıyla eriyen şekiller gibi
şekerler gibi şekerler gibi şeker ahmet paşa’lardan bir zıpır ahmet salman ıslandı esrar oldu

siperdeki arkadaşlarına bir testi su getirirken vuracaklardı onu
önce testiye ateş edeceklerdi
sonra da kafasına
hiç gerek kalmadı bunlara
testiyi düşürdü çünkü
sonra da kendisini
bir uçurtma gibi döne döne düştü levent
en sonunda bir apartman boşluğuna
başucunda duran testi kırıklarıyla bahçe betonunun üstüne çizdikleri şeklin üstünde sek sek oynadı çocuklar
bir zencinin cenaze töreninde çalınan jazz ritimleriyle danseden kadınlar gibi

en yakın komşum benim pülümürlü hüseyin
bir güvercin taklasıyla en yakın komşum benim pülümürlü hüseyin bitirdi hayatını

biter mi bir hayat bütün herkes ölmeden

bitmişmiş
öyküymüş
eskidenmişim
gezginmişim
atımın boynunu öpüp çimenlere yatıyormuşum
uyanıyormuşum ki atım yok artık
ölmüş arkadaşlarım
kırılmış aynalarım
biraz daha çirkinim

biter miymiş bir hayat bütün herkes ölmeden

seni öpüyorum şimdi
sımsıkı sarılıp atımın boynunu öper gibi
aynı yatakta yatıyoruz ya
sırtımı döndüğüm an yatağın öbür ucu sibirya
işte böyle her ölüm bir sibirya bırakır hayatımıza
biraz daha sokulgan kılar bizi
biraz daha sünepe ve çok daha acımasız
ölen arkadaşlar değil ki yalnız
onların hayatındaki biz
biz de şimdi bir cesediz
parçalanan solucanlar gibiyiz

yeni geldim
yabancısıyım bu toprakların
en yakın komşum yirmi mil ötede oturuyor
yirmi yıl ötede oturuyor en yakın komşum
yalnızım
hani birlikte yaşlanacaktık

öldüm
bir tabut gibi geçemedim gerçi hayatınızdan
bir arı gibi girdim uçtum üstünde hayatınızın
sonra çekip gittim ölür gibi çekip gittim hayatınızdan
bir hoşça kal demek istedim size çok ciddi bir hoşça kal

işte buydu benim bütün numaram
işte böyle numaradan öleceğim matmazel

* tu. uyar
** puşkin

şiiri dinlemek için:

bu gece öleceğim matmazel / sesli