hayır, ağlamaktan geliyorum
hiçbir şey söylemedi
birkaç sözdü işte bütün söyledikleri
söylemediklerinden anladım zaten her şeyin bittiğini
bir papatya falı gibi baktı zaten o bana
baktılar bana
bir papatya gibi baktım ben de onlara
ve bir de ona
hem seviyor hem sevmiyorken işte
ne seviyor ne seviyor olmuştum
gidiyorum –
belki de geliyorum:
dolunaydan hilale hilalden dolunaya gidiyor geliyorum. sonra gecekonduların teneke kapılarına vuran yoksul bir ay gibi giriyorum gecenize. duvara asılmış bir yılbaşı kartı gibi içinizde bir yerlere asıyorsunuz beni. bir kızçocuğunun dayısına gönderdiği bir yılbaşı kartı gibi okuyor ve duvara asıyorsunuz. bir daha okumuyorsunuz. kartın üstündeki kar manzarasına dalıp gidiyorsunuz. O manzaraya her dalışınızda, kartın arkasındaki kargacık burgacık yazıların da yer değiştirip yeni anlamlar edindiğini de biliyor musunuz.
– gidiyorum
kalbim esmer papatya kalbim topal bir attır
avunurum bu reçel kokusuyla
şalvarlı kadınların yeşil meydanlıklarda kaynattığı kazanlardan tüten vişne kokusu bir ağustos ayında
avunurum
nasıl ki unutmadım o reçel kokusunu
acıyı da unutmam
taşırım bu acıyı – nasıl taşıyorsa kadınlar memelerini
